5/22/2009 05:14:00 AM

SİSTEM...

sistem belli çarklarla dönen belli bir düzene dayanan doğurduğu sonuçlar her seferinde aynı ve sabit kalan kısır döngüsünde kendini yineleyen bir işleyiş biçimidir.sistemdeki çarklardan biri bozulduğunda, etkisiz kaldığında kendi görevini yerine getiremediği gibi, sistem içinde bulunan diğer çarkların da görevini yapmasını olumsuz yönde etkiler ve bu olay sonuca yansır.dolayısıyla istenilen netice elde edilemez.aynı şekilde sistemdeki bir boşluk sonucu muhakkak etkileyecektir.acaba bizim eğitim sistemimizde acilen giderilmesi gereken ne gibi boşluklar ve çatlaklar var.ilköğretim, lise, üniversite...bu eğitim ve öğretim kademelerinin hepsinin çok önemli ortak bir sorunu var.öğrencilere yeterli bilgi, beceri ve eğitimin sağlanamaması.

bir sorunu çözebilmemiz için ilk önce hasar tespit çalışması yapmamız gerekir.eğer sorunun bize verdiği zararların boyutunu bilirsek, o sorunun ciddiyetini kavramış ve gerekli ölçüde önem vermeye hazır oluruz.hiç şüphe yok ki temel eğitim konularında yeteri kadar donanıma sahip olmayan bireyler toplum içindeki görevlerini tam olarak yerine getiremezler.günümüzde eğitim ve öğretimin geçmişten daha çok önem kazandığını düşünürsek ( savaşlar bile ekonomik, politik, siyasi alana taşınmaya başladı) alt yapımızı sağlamlaştırmak adına harcadığımız eğitim ve öğretime giden her kuruşun yerinde kararlar olduğunu söylemem yanlış olmasa gerek.günümüz gençlerinin sorunlarının temelinde yatan başlıca nedenlerden birkaçı aşağıda sıralanmıştır.

1-) temel eğitimi içeren konular hakkında fazla bilgilendirilmemiş olmak.yüzeysel olarak öğretilen derslerin ne bize ne de içinde yaşadığımız topluma bir fayda sağlayamayacak kadar yetersiz, hatta çoğu gereksiz içi boş bilgiler olması.

2-)bireylere yönelik kişisel beceri ve yatkınlık gibi yeteneklerin erken fark edilemiyor olması.birde aksine bir kaç saat süren sınavlarla bir insanın kaderinin Allah'a emanet olması.yıllarca yapılacak mesleklerin bir loto oyunu gibi şansa bağlandırılması.

3-)batı toplumlarından alınan kültürel yargıların en çokta o toplumlardan alınan kötü örneklerin kendi kültürel değerlerimizi dolayısıyla kendi öz kimliğimizi tehdit edecek boyutta büyük bir deformasyona uğratmaya başlaması.yani gençlerimizin batı toplumlarına özenmesi, çeşitli medya araçlarıyla örneğin televizyonda yayınlanan yabancı diziler-seks, şiddet- çıkan magazin dergileri -kim? nerde? ne yapmış?- ,müzik -hip hop ve rock çılgınlığı- , post-modern sanat! , moda- kılık, kıyafetler, trendler!- ve günlük konuşmamıza sokulan yabancı kelimeler vb...gibi birçok alanda gençlerimizin bunlara özendirilmesi sonucu oluşan kültürel erozyon.
(NOT: Amacım burada batıyı kötülemek değil, bilim ve teknolojik anlamda batıdan çok şey öğrenilebilir. Fakat maalesef bizim ve diğer ülkelerin batıdan aldıkları şey tüketim ile ilgili. Üretim ve gelişimin insanlık için çok daha önemli ve faydalı olduğunu savunuyorum...)


Bunların da etkisiyle dünyada meydana gelen olaylara karşı duyarsızlaşmamızın, nasır bağlamamızın yanı sıra daha da önemlisi kişisel kaderimizi bile yeterince yönlendirmeye çalışmamamız ve herşeyi akışına bırakmamız sorunlarımızda aktif rol oynayan etkenlerden başı çekenlerdir.eğer bizde sistemin birer parçasıysak -ki muhakkak öyleyiz- herbirimizin hareketleri, düşünceleri sonuca yansıyacaktır.fakat önce bunun bilincinde olmak gerekir.düzgün bir hayatın, düzgün bir eğitimden ve üstün bir akıldan geçtiğini kavramalı, bu çizgide ilerlemeliyiz.kendi kaderimizin, toplumumuzun ve dünyanın kaderi içimizde saklı bulunan cevherlerle şekillenir.bunun farkına varalım.

0 yorum: